HaberlerGündemKardeşi ve dava arkadaşının dilinden Şehid Nesim Demirtaş

Kardeşi ve dava arkadaşının dilinden Şehid Nesim Demirtaş

Şırnak'ın Silopi ilçesinde yürüttüğü İslami faaliyetleri, cesareti ve güzel ahlakıyla PKK'nin hedefi haline gelen Şehid Nesim Demirtaş, 1994 yılının şubat ayında, PKK'nin hain saldırısıyla katledilişinin üzerinden 27 yıl geçti.

Kardeşi ve dava arkadaşının dilinden Şehid Nesim Demirtaş

1964 yılında Şırnak'ın Silopi İlçesi Uyanık (Xınıs) köyünde dünyaya gelen Şehid Nesim, daha küçük yaşlarda köy imamı Seyit Siraç'ın yanında Kur'an dersi almaya ve ilim öğrenmeye başladı.

Köyde yaşadığı bazı sorunlardan dolayı 1978 yılında ailece ilçe merkezine taşınan Şehid Nesim, küçük yaşlarda geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak için şehir dışına gidip gelmeye başladı.

Yaşamında cahiliye kalıntılarından herhangi bir eser taşımayan Şehit Nesim, sürekli âlimleri ziyaret eder ve ilim meclislerinde bulunurdu.

Komşu ve akrabaları, güzel ahlakından dolayı kendisini örnek alırlardı. İnsanların gönlünde adeta taht kuran Şehid, köyden Silopi ilçe merkezine göç eden yakınlarına yardımcı olur, onlara çalışma imkânı sağlardı.

İslami çalışmalarıyla PKK'nin hedefi haline gelen Şehid Nesim, 25 Şubat 1994 tarihinde, Ramazan ayının ilk perşembe gecesinde, iftar sonrası evinde Kur'an-ı Kerim okuduğu bir sırada PKK'li hainlerin saldırısına uğrayarak şehadet mertebesine ulaşır.

Şehadetinin 27'inci yılında Şehid Nesim Demirtaş'ı anlatan kardeşi Muaz ile dava arkadaşı Salih Gök, Şehidin, İslami çalışmalardaki aktifliği, cesaret ve ahlakıyla gıpta edilen biri olduğunu söyledi.

"İslami dava ile tanıştıktan sonra hayatı değişti"

Şehid Nesim'in, Hazreti Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ve sahabelerinin hayatını sık sık okuduğunu aktaran Muaz Demirtaş, abisinin Kur'an-ı Kerim'i çokça okuduğunu ve okuduklarını da hayatına uygulamaya çalıştığını belirtti.

Demirtaş, "Çok güzel bir ahlakı vardı Şehid abimin. Büyüklerine karşı saygılı, küçüklerine karşı da sevgi beslerdi. Çocuklara yakınlık gösterir, onlarla yakından ilgilenirdi. İslam davası ile tanıştıktan sonra dünya malına ilgisi azalmaya başladı. Esnaflık işini yaparken İslami çalışmalarını aksatmazdı. Şehid, nerede İslami bir çalışma, nerede İslam'a dair bir etkinlik varsa kaçırmamaya çalışır ve katılım gösterirdi." dedi.

Muaz Demirtaş

"Cesur ve korkusuz biriydi"

Şehidin cesaret timsali bir insan olduğunu dile getiren Demirtaş, "Davası ile tanıştıktan sonra kendisinde zerre kadar korku görmezdik. Onun bulunduğu ortamda kendimizi güvende hissederdik. Çok heybetli bir yapısı vardı, bu da imanın verdiği bir nimet olsa gerek. Allah'tan başka hiç kimseden korkusu yoktu. Müslümanlara karşı gayet cömert, saygılı ve fedakâr bir insandı. Malını hiç esirgemezdi, dava için elinden gelen her şeyi tereddütsüz yapardı. Gösterdiği fedakârlık ile Allah katına 'şehid' olarak çıkmayı hak etti diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Şehidin yürüttüğü İslami çalışmalarının PKK'nin gözüne battığını ve buna bağlı olarak da saldırıların başladığını dile getiren Demirtaş, saldırı ve tehditlere rağmen Şehidin davasından taviz vermediğine vurgu yaptı.

"Ramazan ayının ilk perşembe akşamı şehid edildi"

Ramazan ayının ilk perşembe akşamı birlikte iftarımızı açtık, akşam namazımızı kıldıktan sonra abim Kur'an-ı Kerim okumaya başladı. Abim dikkatli biri olduğu için bahçeden sesler geldiğini duydu ve diğer odaya geçti. Kısa süre sonra silah sesleri duyuldu, kalabalık bir PKK'li grup evimize saldırıyordu. Abim de kendini savunmak için karşılık veriyordu. Silah sesleri kesildikten sonra abim durumu öğrenmek için pencereden başını çıkardığında, pencerenin altında vurularak şehid oldu.

"Şeyh Zeki defnedilirken ağlayarak şehadeti arzuladı"

Cizre'de katledilen Şeyh Muhammed Zeki Atak'ın cenazesine katılan Şehid Nesim'in ağlayarak şehadeti arzuladığını aktaran Demirtaş, "Şeyh Zeki'nin şehadetinin ardından bir hafta geçmişti ki, abim layık olduğu şehadete 28 yaşında ulaştı. Davası İslam'dı, kurtuluşun İslam'da olduğunu anlatır ve bize nasihat ederdi. Şubat ayı, şehadet ayıdır. Bu vesileyle tüm şehidleri rahmet ve minnetle anıyorum, mekanları cennet olsun, Allah bizi şefaatlerine nail eylesin." diye konuştu.

Salih Gök

Dava arkadaşının dilinden 90'lı yıllar ve Şehid Nesim

90'lı yılların, PKK'nin Müslüman Kürd halkına karşı işlediği cürümlerin had safhaya ulaştığı bir dönem olduğunu hatırlatan Şehidin dava arkadaşlarından Salih Gök, PKK'nin kendisi gibi düşünmeyen, kendisiyle birlikte hareket etmeyen hiçbir davayı kabul etmediğini ve tasfiye etmeye çalıştığını söyledi.

"PKK kendisi dışındaki hareketleri tasfiye etmeye başladı"

PKK'nin kendisi dışındaki hareketlere tahammül göstermediğini ifade eden Gök, "90'lı yıllar, PKK'nin bölgede kendisi dışında hiçbir siyasi harekete tahammül etmediği bir dönemdi. PKK, kendisi dışında milliyetçi ve dini düşünceye dayalı hiçbir hareketi kabul etmiyordu. 82 Eylül darbesinden arta kalan Kürd milliyetçi hareketler olan KDP, Ala Rızgari, Tekoşin gibi hareketleri tasfiye etmişti." şeklinde konuştu.

"Şehid Nesim çalışkan, dindar, inançlı ve mütevazi bir kişiliğe sahipti"

90'lı yıllarda PKK'nin, özellikle dini düşünceye dayalı siyasi hareketleri bölgede kabul etmeyerek yok etmeye çalıştığının altını çizen Gök, konuşmasını şöyle sürdürdü:

İşte böyle bir dönemde Şehid Nesim ile tanıştık. Şehid; çalışkan, dindar, inançlı ve mütevazi bir kişiliğe sahipti. Bu hasletlerle beraber, İslami kimliği daha da kendini belli ettiriyordu. İslami davada yer almaya başladı. Şehid Nesim, aktif olarak İslami çalışmalarına başladı. Bunu gören PKK, bu durumu hazmedemiyordu. Bölgede varlık gösteren Müslümanlar, PKK'nin antipropagandasıyla tasfiye edilmeye çalışılıyordu. Bunu başaramayan PKK, şiddet uygulamaya başladı. Özellikle dini düşünceye sahip insanları tehdit etmeye ve öldürmeye yönelik he türlü girişimde bulunuyordu.

"Şehid Nesim'in özverili çalışmaları PKK'nin bir nevi gözünün dikeni olmuştu"

Şehidin, çokça okuduğu Kur'an-ı Kerim'i hayatına uygulamaya çalıştığını dile getiren Gök, "Şehid Nesim, Kur'an'a münhasır bir kişiliğe sahipti. Sürekli Kur'an-ı Kerim'in ayetleriyle haşir-neşir olmaya çalışıyordu. Allah Kur'an-ı Kerim'de 'Biz o mü'minlerin canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almışız' diyor. Şehid Nesim de hem malı hem canı ile kendini bu ayete uyarlayarak şehadete ulaştı." diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

Mardin’de husumetli aileler barıştırıldıMardin’de husumetli aileler barıştırıldıUyuşturucu ve hırsızlık operasyonlarında 20 şüpheli tutuklandıUyuşturucu ve hırsızlık operasyonlarında 20 şüpheli tutuklandıÇiftçilere sera naylonu dağıtımı yapıldıÇiftçilere sera naylonu dağıtımı yapıldıRamazan orucunun niyeti nasıl olmalıdır sahur niyetin yerine geçer mi?Ramazan orucunun niyeti nasıl olmalıdır sahur niyetin yerine geçer mi?Cumhurbaşkanlığı Kabinesi yarın toplanıyorCumhurbaşkanlığı Kabinesi yarın toplanıyor
SIRADAKİ HABER