HaberlerGündem"Cadı avı ile birlikte 210 gazeteci işsiz kaldı"

"Cadı avı ile birlikte 210 gazeteci işsiz kaldı"

Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal, yayınladığı 38 sayfalık 'İktidarın Gölgesinde Türkiye'de Basın Özgürlüğü' başlıklı raporda, Türk medyasının durumunu anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hizmet Hareketi’ne karşı başlattığı ‘cadı avı’nın ardından özellikle yandaş medyada işten çıkarmaların bir nedeni olduğu kaydedilen rapora göre Nisan 2014’te en az 210 gazeteci işsiz kaldı. 2013’te ise işinden olan gazeteci sayısı 131 idi. Gezi eylemleriyle baskıların da artması sonucu 94 gazet

"Cadı avı ile birlikte 210 gazeteci işsiz kaldı"
Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal, yayınladığı 38 sayfalık 'İktidarın Gölgesinde Türkiye'de Basın Özgürlüğü' başlıklı raporda, Türk medyasının durumunu anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hizmet Hareketi’ne karşı başlattığı ‘cadı avı’nın ardından özellikle yandaş medyada işten çıkarmaların bir nedeni olduğu kaydedilen rapora göre Nisan 2014’te en az 210 gazeteci işsiz kaldı. 2013’te ise işinden olan gazeteci sayısı 131 idi. Gezi eylemleriyle baskıların da artması sonucu 94 gazeteci işten çıkarılmış, 37 gazeteci ise istifa etmeye zorlanmıştı.

Bağımsız Milletvekili İdris Bal, yaptığı açıklamada ise ''Türk basını, tarihte hiç olmadığı kadar siyasi iktidarın baskısı altındadır. Baskı, en tepedeki patrondan, sahada görev yapan muhabire kadar hissedilmektedir. Bunun da ötesinde iktidar kendi medyasını kurmuştur.’’ dedi.

HAVUZ MEDYASI'NIN OLUŞUMU

Raporda, havuz medyasının oluşumu konusu da işlenerek şöyle denildi: "AKP iktidarının ‘havuz medyası’ denilen kendi güdümündeki medyayı oluşturmadaki ilk büyük hamlesinin, Star Medya Grubu olduğu yaygın bir kanaattir. Star Medya Grubu’nun AKP iktidarının resmi yayın organı gibi çalıştığı, medya dünyasında herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Star gazetesinin 20.08.2014 tarihinde şahsımı hedef alan mesnetsiz bir iddiayı manşet yapması da bu grubun amacını açıkça ortaya koymaktadır. Ethem Sancak’tan Hasan Doğan’a, Fettah Tamince’den AKP eski Milletvekili Tevhid Karakaya’ya ve Azeri petrol şirketi SOCAR’a kadar pek çok patronun sahip olduğu Star Medya Grubu’nun, sermaye yapısı ve sahipleri konusunda aydınlatılması gereken, kamuoyunda tartışılan birçok sorular bulunmaktadır.

STAR VE TURKUAZ GRUBU

Star Medya Grubu’nun, AK Parti’nin, iddia edilen ‘Para havuzu’ ile alındığına dair somut bir delil olmamasına karşın Sabah Gazetesi, ATV ve A Haber televizyonlarını bünyesinde barındıran Turkuaz medya grubunun satışı için para havuzu oluşturulduğu, 17-25 Aralık soruşturma fezlekeleriyle ortaya çıktı.

"TURKUAZ GRUBU İKTİDARIN TOPLADIĞI PARALARLA ALINDI"

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da Meclis kürsüsünden dile getirdiği, Binali Yıldırım hakkında hazırlanan 241 sayfalık fezlekeye göre para havuzu Başbakan Erdoğan’ın talimatı ile dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından oluşturuldu. Bakanlık bünyesindeki kurumların yaptığı büyük ihalelerin, bazı iş adamlarına verilmesi karşılığında yüzde 10 komisyon istendiği internette de yayımlanan tapelere yansıdı. Fezlekedeki tapelere göre Mehmet Cengiz, Celal Koloğlu, İbrahim Çeçen ve Nihat Özdemir’den alınan 100’er milyon dolar ve diğer iş adamlarından alınan paralar ile 630 milyon dolarlık bir para havuzu oluşturuldu. Nitekim Nihat Özdemir, bu parayı verdiğini itiraf etti ancak borç olarak verdiğini ileri sürdü. Başbakan Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak ile oğlu Bilal Erdoğan’ın, paraların yerine ulaşmasını yakından takip ettiği de dosyaya yansıdı. Turkuaz Medya’nın satışına ilişkin belgelere göre, 2 gazete ve 2 televizyon ile birkaç dergiyi barındıran medya grubunu satın alıyor gözüken Zirve Holding sadece paravandı. Türkiye’nin en büyük medya gruplarından olan Turkuaz medya (Sabah-Takvim-ATV-A Haber), iddiaya göre iktidarın topladığı paralarla alındı. Bundan dolayıdır ki bu medya grubu, adeta iktidarın sözcüsü gibi bir yayın politikası sürdürmektedir.

"ÇUKUROVA MEDYA GRUBU'NUN EL DEĞİŞTİRMESİ ŞAİBELİDİR"

Çukurova Medya Grubu'nun 2013’te el değiştirmesi de şaibeli bir sermaye hareketliliğidir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Çukurova Grubu’ndan olan alacaklarının tahsili bahanesi ile Show TV, Sky 360 TV, Akşam ve Güneş gazetelerine Mayıs 2013’te el koydu. Show TV’yi Ciner Grubu alırken Sky 360 TV, Akşam ve Güneş gazetelerini ilk önce Kolin-Limak-Cengiz ortaklığının satın aldığı duyuruldu. Ancak daha sonra Ekim 2013’te Akşam Gazetesi, Güneş Gazetesi, Skytürk360 TV ve dergileri, Başbakan Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Star Medya Grubu’nun eski sahibi iş adamı Ethem Sancak aldı. Böylece 2 gazete ve 1 haber kanalı ile birkaç dergi daha ‘havuz medyası’na katılmış oldu."

"BAZI MEDYA GRUPLARI DA SOPA POLİTİKASI İLE GÜDÜME SOKULDU"

Raporda, hükümet, bazı medya gruplarını doğrudan kurup yönetse de bazı grupları da havuç ve sopa politikası ile güdümüne sokmayı başardığı ifade edilerek, "Ciner Medya Grubu ve Demirören Grubu, sermayesi kendilerine ait olmasına rağmen Turgay Ciner’e ve Erdoğan Demirören’e yapılan baskılar sayesinde kontrol altına alındı." denildi.

HAVUZ MEDYASININ SOSYAL MEDYA AYAĞI

Raporda, AK Parti iktidarının Gezi olayları sonrası önemini anladığı sosyal medyada da havuz medyası benzeri bir örgütlenme oluşturduğu anlatıldı. İddiaya göre, 'Aktroll' olarak tabir edilen maaşlı twitter ve facebook timlerinin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu tarafından yönetildiği belirtildi. Başbakan Erdoğan’ın danışmanlarının da bu gruplara aktif olarak destek verdiği kaydedilen raporda, başlangıçta 6 bin kişi olarak çalışmaya başlayan ekibin, zamanla 9-10 bini bulduğu iddiası aktarıldı. Bu kişilerin AKP’ye muhalif olan siyasetçi ve gazetecileri, küfür ve hakaretler ile yıldırmaya çalışırken, bir taraftan da AK Parti propagandası yaptığı anlatıldı. AK Parti’ye muhalif olan herkes hatta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi bile kimliği belirsiz kişilerin yönettiği @akkulis,@esatreis, @gizliarsiv,@kuscuesref gibi hesapların hedefi olduğu kaydedildi. Medyagundemi, Haber10, Son TV, ensonhaber.com gibi internet sitelerinin de propaganda amacıyla kullanılan siteler olduğu dile getirildi.

İŞSİZ BIRAKILAN GAZETECİLER

Rapora göre; 2014 yılının ilk yarısında 981 basın emekçisi işten çıkartıldı. 56 basın emekçisi ise çeşitli nedenlerle işinden istifa etmeyi tercih etti. Medya patronlarının maliyet azaltmak için basılı yayınları terk ederek dijital yayıncılığa dönmesi ve aynı grup yayınları içerisinde haber havuzları oluşturulması, işten çıkartmaların rekor düzeye ulaşmasına yol açtı. Ayrıca, Erdoğan hükümetinin Hizmet Hareketi’ne karşı başlattığı ‘cadı avı’ da özellikle yandaş medyada işten çıkarmaların bir nedeni oldu. Sadece Nisan 2014’te en az 210 gazeteci işsiz kaldı. 2013’te ise işinden olan gazeteci sayısı 131’di. Gezi eylemleriyle baskıların da artması sonucunda, 94 gazeteci işten çıkarılmış, 37 gazeteci ise istifa etmeye zorlanmıştı.

SEÇİM AKŞAMI VE ZAMAN'A SİBER SALDIRI

Raporda, medya kuruluşlarına yapılan saldırılar hakkında da bilgi verildi. Seçim günü Taraf, Zaman, Today’s Zaman, Cumhuriyet, Cihan Haber Ajansı ve Samanyolu TV’nin internet sitelerine siber saldırılar gerçekleştiği belirtiler raporda, "Cihan abonesi bazı televizyonlar da bu durumdan etkilendi ve seçim verilerini kesintisiz bir şekilde aktaramadı. Siber saldırılar, Cihan abonesi bazı medya organlarının internet sitelerini de hedef aldı." denildi.

"AKP, BASINI ETKİ ALTINA ALMAYI BAŞARDI"

Bal, raporuna ilişkin yaptığı açıklamada ise Türk basınının, bu objektif kriterleri yakalamadan uzak bir durumda olduğu tespitini yaptı. Kendi kontrolünde bir medya oluşturma ve medyayı etki altına alma çabalarının, AK Parti iktidarında daha önce hiç olmadığı kadar zirveye çıktığını ifade eden Bal, "Önceki iktidarların başaramadığını Erdoğan hükümetleri kendi hesabına hayata geçirmeyi başarmıştır. Bugün ulusal yayın yapan onlarca özel TV kanalı, gazete, dergi ve ajansın yanı sıra devlet kurumları olan TRT ve AA da AKP iktidarının güdümünde, objektiflikten uzak yayın yapmaktadır. İktidar, elindeki tüm kaynakları kullanarak muhalif yayın yapan kurumları baskı altında tutmaktadır." dedi.

"BASKI, YÖNETİCİDEN MUHABİRE KADAR HİSSEDİLMEKTEDİR"

Türk medyasının, tarihte hiç olmadığı kadar siyasi iktidarın baskısı altında olduğu kaydedilen raporda, şunlar kaydedildi: "Baskı en tepedeki patrondan sahada görev yapan muhabire kadar hissedilmektedir. Bunun da ötesinde iktidar kendi medyasını kurmuştur. AKP iktidarı bir taraftan havuç ve sopa politikası ile mevcut medya kurumlarını şekillendirirken, bir taraftan da güdümündeki iş adamları eliyle kendi medyasını oluşturmuştur."


İLGİLİ HABERLER

Mardin OSB çalışanlarına Covid-19 aşısı vurulduMardin OSB çalışanlarına Covid-19 aşısı vurulduŞehadetinin 31'inci yıldönümünde Şehid Hasan TekinŞehadetinin 31'inci yıldönümünde Şehid Hasan TekinTarihi Kumkapı Balıkçıları: Müsilaj sebebiyle satışlarımız yüzde 60 düştüTarihi Kumkapı Balıkçıları: Müsilaj sebebiyle satışlarımız yüzde 60 düştüMardin Ovasında ikinci ürün olan mısır ekim mesaisi yüksek girdi maliyetlerinin gölgesinde başladıMardin Ovasında ikinci ürün olan mısır ekim mesaisi yüksek girdi maliyetlerinin gölgesinde başladıŞehitler Kervanı Platformu Başkanı Çelik: Mursi, ABD ve Avrupa'nın talimatıyla şehid edildiŞehitler Kervanı Platformu Başkanı Çelik: Mursi, ABD ve Avrupa'nın talimatıyla şehid edildi
SIRADAKİ HABER