HaberlerDünyaDostları, Moğolistan"ın Adem Tatlı"sını anlattı

Dostları, Moğolistan"ın Adem Tatlı"sını anlattı

Hicret ettiği Güney Afrika’da geçirdiği elim trafik kazası sonucu vefat eden Moğolistanlı öğretmen Galimbek Şerifhan, ardında gözü yaşlı öğrenciler ve gurbet dostlarını bıraktı. Galimbek, 1. Dünya Savaşı’nda İngilizler tarafından şehit edilen ve Osmanlı’nın İstanbul’a götüremediği ilk ve son elçisi Remzi Efendi'nin başucuna defnedilmişti. Kara Kıta'nın Adem Tatlı'sı Galimbek öğretmen için, Selimiye'nin ikizi Nizamiye'de kılınan cenaze namazına katılan kalabalık, gözyaşlarına boğulmuştu. Galimbek

Dostları, Moğolistan"ın Adem Tatlı"sını anlattı
Hicret ettiği Güney Afrika’da geçirdiği elim trafik kazası sonucu vefat eden Moğolistanlı öğretmen Galimbek Şerifhan, ardında gözü yaşlı öğrenciler ve gurbet dostlarını bıraktı. Galimbek, 1. Dünya Savaşı’nda İngilizler tarafından şehit edilen ve Osmanlı’nın İstanbul’a götüremediği ilk ve son elçisi Remzi Efendi'nin başucuna defnedilmişti. Kara Kıta'nın Adem Tatlı'sı Galimbek öğretmen için, Selimiye'nin ikizi Nizamiye'de kılınan cenaze namazına katılan kalabalık, gözyaşlarına boğulmuştu. Galimbek öğretmenin dost ve yakınları, fedakar hocayı Cihan Haber Ajansı’na anlattı.

Johannesburg şehrinde Türk gönüllüler tarafından açılan Sama Okulu’nda öğretmenlik yapan Galimbek Şerifhan, genç yaşında hem yetim hem öksüz kalmış. Babası yerine koyduğu dünya şampiyonu Murad ağabeyi gibi bir güreşçi olmak istemiş. Ancak abisinin arzusu farklı olmuş. Ağabeyi, kasabadaki din görevlisi arkadaşı Azadkhan Mukhan Bey’e, Galimbek'i kendisi gibi din eğitimi alması için Mısır’a göndermesini rica etmiş.

MISIR’DA ARAPÇA ÖĞRENDİM, İSLAM’I ÖĞRENMEK İÇİN TÜRKİYE’YE GİTMELİYİM

Kahire’de 2 yıl El-Ezher Lisesi’nde eğitim gören Galimbek, “Dinimi tam öğrenmek için Türkiye’ye gitmeliyim.” dedi. Konya’da Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitiren Galimbek öğretmen, daha sonra Güney Afrika'ya hicret etti. Moğolistan’ın Adem Tatlı’sı gibi bir Ağustos ayında trafik kazasında ruhunu teslim etti.

Moğolistan müftülerinden Azadkhan Mukhan Mısır sonrası süreci şöyle anlattı: “Mısır'da iki sene okuduktan sonra, 'Ben Arapça öğrendim, dinimi tam öğrenmem için Türkiye'ye gitmem lazım, beni Türkiye'ye gönderebilir misiniz?' diye istekte bulundu. Ben de o zaman Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı'na bir dilekçe yazdım, Allah razı olsun kabul edildi. 5 ilahiyatçı arasında, Türkiye'ye gönderilen ilk öğrenci oldu.”

Kardeşinin cenazesine katılmak için Johannesburg'a gelen Murat Şerifhan ise kardeşinin ‘güreş’ macerasını nasıl engellediğini gözyaşları içinde şöyle anlattı: “Ben güreşçiyim. Moğolistan ve Asya derecelerim var. Galimbek de benim gibi güreşçi olmak istedi. Ama dinini tam yaşaması için onu okumaya yönlendirdim. Mısır'a, Türkiye'ye gönderdik. Afrika'da vefat etti.”

ORTA ASYA’NIN HİZMETLERİ GALİMBEK İLE AFRİKA’YA ULAŞTI

Moğolistanlı Müftü Azadkhan Mukhan, Nizamiye Camii’nde Moğolistan’dan birinin mezarının bulunmasının, Orta Asya’nın dini hizmetlerinin Afrika'ya ulaştığının en güzel delili olduğunu söyledi. Cenazeyi Moğolistan'a götürmek için Güney Afrika'ya geldiklerini söyleyen Mukhan, farklı milletlerden insanların Galimbek Şerifhan için gözyaşı döktüklerini görünce kararlarından vazgeçtiklerini ifade etti.

Müftü Mukhan, “Cenazeyi Moğolistan'a götürmeyi düşünüyorduk; ama kendisi öğrencilerine 'Ben bundan sonra artık memlekete dönmeyeceğim, burada kalacağım.' demiş, bu sözü bizi çok sevindirdi.” diye konuştu.

KUR’AN, NAMAZ VE DUA İLE DOLU FEDAKÂR BİR HAYAT

Yaşantısıyla çevresi üzerinde derin izler bırakan Galimbek öğretmeni, mesai arkadaşı Julie Bhamje, “Hayatında üç şey vardı, Kur’an, namaz, dua.” diye tarif ediyor. Öğrencisi Ahmed Muhammed ise “O bize rol model olmayı öğretti. Kendisi öğrencilerini evladı gibi severdi. Biz de onu babamız gibi. Çok üzgünüz.” sözleriyle acısını dile getirdi.

Galimbek öğretmenle Mısır'da aynı evi paylaşan, Johannesburg'da da beraber öğretmenlik yapan Azerbaycanlı Remzi Bey ise “İçim yanıyor. Rabbimin Vedud ismi tecelli etmiş olmalı kendisinde; zira onu tanıyıp da sevmeyen insana rastlamadım.” sözleri ile arkadaşını anlattı.

Galimbek’in hayırhahım dediği öğretmen arkadaşı Subutay Ceyhan ise kaybettiği arkadaşı için, "Kendisi okula en erken gelen, çayımızı hazırlatan, dersler başlamadan dua saatini organize eden arkadaşımızdı. Öğrencileri ile vakit geçirmeyi çok severdi. Bizi de aile ziyaretlerine götürür, tek gitmezdi. Maç yaparken bile gönül almaya çalışırdı." sözlerini kullandı.

HİCRETTE ŞEHİTLİK, NİZAMİYE’DE EBEDİ İSTİRAHAT DUASI

Galimbek'in en yakın arkadaşlarından Veyis öğretmen ise onunla ilgili şu hatırasını paylaştı: “Midrand'taki Nizamiye Camii tamamlanmış, arka bahçesinde mezarlık yapılıyordu. Bu kabristanın boş kalmayacağını söyledi ve 'Allah'ım bizi hicret diyarında vefat eden kullarından eyle.' diye dua etti. Samimi duasını Allah kabul etti”.

Güney Afrika'da Türk gurbetçilerin bir araya gelmesine vesile olan adreslerin başında Nizamiye ve Sama Türk camileri geliyor. Galimbek öğretmenin, Sama'da gönüllü imamlık yapması ve Nizamiye'yi de sık sık ziyaret etmesi, okul dışındaki gurbetçilerle de muhabbet kurmasını sağladı. 2011'de vefat ederek Nizamiye'ye defnedilen iş adamı Ömer Erol gibi, Galimbek öğretmen vefat ettiğinde de birçok Türk arayarak üzüntüsünü paylaştı. Hicret diyarında 47 yaşında vefat eden Ömer Erol, Nizamiye Camisi'nin arka bahçesindeki kabristanın ilk sakiniydi.

HER ZAMAN GÜLER YÜZLÜ, CANA YAKINDI

Galimbek'i kaza öncesi evinde misafir eden Okul Müdürü Faruk Türkmen ise “Her zaman cana yakın, güler yüzlü; sıkıntılı, stresli anlarda bile moral depolayan bir karakteri vardı. Çalışma arkadaşları hiç kızdığına, alınganlık gösterdiğine veya ümitsizliğe düştüğüne şahit olmadı. Günlük yaşantısına, evrad-ü ezkârına çok dikkat ederdi. Güne cevşenle başlardı. Mezun olacak öğrencilerle ilgilenir, dertlerine yardımcı olur, ülkesini ve milletini temsil eden örnek insanlar yetiştirmek için çok gayret ederdi.” diye anlattı fedakâr öğretmeni.

Faruk Türkmen, Galimbek hocanın son sohbetinde Moğolistan'daki ailesinden ne kadar zor ayrıldığını, devamlı surette 'artık gitme, burada bizimle kal' telkini yaptıklarını anlattığını belirtiyor. Güney Afrika vize kanunları değiştiği için Galimbek’in geçirdiği zorlu yolculuğu anlatan Türkmen, “Çin üzerinden, Doha'dan aktarmalarla yaptığı yolculuk daha da uzadı. Bütün şartları zorlayarak Güney Afrika'ya girdi. Vefat ettiği gün Johannesburg’da yeni hizmete açılan lise binasının ilahiyat sınıfında ilk ve son dersine girmişti. Evimizden ayrıldı, 22.30'da eşi ve iki çocuğu ile kaza yaptı ve ruhunu teslim etti." ifadelerini kullandı.

İKİ KAZA GEÇİRDİM, ÜÇÜNCÜDE KURTULAMAM, BENİ BURAYA DEFNEDİN

2012 yılında birlikte trafik kazası geçirdiği arkadaşı Ubeyde Terzi ise o günü şöyle anlattı:“Hızla gelen bir araç bize vurmuştu. Galimbek öğretmeni kafası kanlar içinde gördüm. Başını cama çarpmıştı. Kemeri takmasa belki de kurtulamayacaktı. Elleri kafasında sessizce bekliyordu. Hiç konuşmadı. Birkaç dakika sonra bize çarpan kadın Galimbek'i, “Arabayı sen sürüyordun, önde vardın.” diye suçlamaya başladı. Yoldan geçen beyazlar da durmuş, kadına destek veriyordu. Kadına, Galimbek'in şoför olmadığını anlatmama rağmen dinlemiyordu. Galimbek ise kadına tek kelime bile karşılık vermedi. Sonra ilkyardım aracı bizi hastaneye götürdü. Uzun süre koridorda bekledik. Saatler sonra yapılan müdahale ile Galimbek'in kafasına 18 dikiş atıldı. Çok sağlam bir vücudu vardı, yarası hemen iyileşti, iz bile kalmadı." ifadelerini kullandı

Hicret diyarında geçirdiği son kazada vefat eden Galimbek öğretmen, eşi Cannur Şerifhan'a aynen şunları söyleyerek adeta ebedi aleme irtihalini haber vermiş: "İki kaza geçirdim, üçüncüde kurtulamam.” Kazayı kırıklarla atlatan eşiyle konuşurken şunu da eklemiş: “Ben Güney Afrika'da kalacağım. Beni hicret yerime defnedin!"

KURUYAN CEVİZ AĞACI VE RÜYADA GÖRÜLEN BORÇ

Johannesburg'daki bir esnaf, "Galimbek, rahmetlinin bizim dükkâna küçük bir meblağ borcu vardı. Moğolistan’a gitmeden önce geldi. Rüyada gördüm dedi ve ödedi. Vedalaştık, sonra Moğolistan'a gitti. Mekânı cennet olsun." dedi. Bir dönem Galimbek öğretmen ile aynı şehirde çalışan, şimdi ise Türkiye'de yaşayan Osman hoca da kazadan haberi yokken gördüğü şu rüyayı anlattı: "Nizamiye'nin yanındaki Ali Katırcıoğlu abinin bahçesinde oturuyoruz. Ceviz ağaçları var. Bir tanesi kurumuş. Bunu çıkaralım diyorlar. Daha sonra kurumuş ağacı çıkarıp kenara koyuyorlar."


İLGİLİ HABERLER

Direniş gruplarından Gazze'ye yönelik ablukaya tepkiDireniş gruplarından Gazze'ye yönelik ablukaya tepkiSiyonist işgal rejiminin saldırılarında 20'den fazla Filistinli yaralandıSiyonist işgal rejiminin saldırılarında 20'den fazla Filistinli yaralandıDiyanet İşleri Başkanı Erbaş Kur'an kursu öğrencilerini ziyaret ettiDiyanet İşleri Başkanı Erbaş Kur'an kursu öğrencilerini ziyaret ettiSiyonist işgal rejiminden Kudüs'te provokatif saldırı: 5 Filistinli yaralıSiyonist işgal rejiminden Kudüs'te provokatif saldırı: 5 Filistinli yaralıCumhurbaşkanı Erdoğan Brüksel'de ikili temaslarda bulunduCumhurbaşkanı Erdoğan Brüksel'de ikili temaslarda bulundu
SIRADAKİ HABER