\\\\"\\\\"

Acaba ne hakkında yazsam diye düşünürken devrelerim karıştı!

Bir ülke...

İki tane olay...
 Birincisi kişisel bakış açışı...
 İkincisi hukuki bakış açışı...
 Zihniyet: Her ikisinde de ARIZALI!
 Birincisi; ölümden, savaştan kaçan Suriyeliler!
 Hangi ülke olduğu fark etmez, hangi dünya görüşü, hangi inanç sisteminde olduğu da bizi ilgilendirmez. Kaçtığı şey ölüm!
 Hani, o ilk insandan beri en çok korktuğumuz, bize yaklaşmasın diye can attığımız, evlatlarımızı, en sevdiğimiz yakınlarımızı ona teslim etmemek için her şeyimizi feda edebileceğimiz ölüm!
 Bizim için onlarla yaşamak zor olsa da,
 Onların buraya gelişi ülkemizin yanlış bir politikası olsa da,
 Etrafta gördüğümüzde içimiz acısa da,
 Etrafta dolaşmaları pek çoğumuzu rahatsız etse de...vs...
 Kaçtığı şey, onun da fikri alınmadan yaşanılan savaş! Kaçtığı şey katledilme korkusu! Kaçtığı şey yavrusunun vahşice öldürülmesi korkusu!
 Zihniyetimiz niye yanlış?
Öyle veya böyle, haklı veya haksız hangi nedenle olursa olsun, buraya sığınan, kalacak yeri olmayan, sokak hayvanları gibi ortalığa terk edilmiş bu insanlara, parktaki görüntümüz bozuluyor diye müdahale etmek hakikaten vicdansızlık!
 Hatta merak ediyorum, hangisi gerçek vicdansızlık?
 Ülkesinde iç savaş çıkarılması mı?
 Yurdunu terk etmesine vesile olunması mı?
 Sığındığı ülkenin parklarında bile oturmasına izin verilmemesi mi?
 "Suriyeliler" gerçeğinin çeşitli yanları var ele alınması gereken. Onların ülkeye alınmasından ülke ekonomisine verdikleri zararlara kadar her konu tek tek konuşulmalı ve acilen çözümlenmeli evet! Ancak tüm bunlar yapılırken, bizler vicdansızlaşmamalı, halk olarak insana yakışanı yapmalıyız. Tepedekiler yanlış yapıyor diye oradaki çocuk/kadın/erkek/yaşlıların sokak hayvanı gibi kovulması gerekmiyor!
 ...
 İkincisi; 14 yaşındaki kız çocuklarına taciz yapan kişinin cezası 3,5 yıla indirildi.
 Yazımın bu bölümünde ironi yapacağım! Şimdiden söyleyeyim yanlış anlaşılma olmasın.
 Bu ülkenin ergen kızları yok mu ergen kızları! Bunların tamamı davetkar! Tebessüm yerine işve cilve yapıyorlardır. Öğretmenlerine, çevrelerindeki amcalara zarf açıyorlardır. Giyim kuşam tarzlarıyla masum adamcağızları yoldan çıkarıyorlardır.
 Tacizci adamlara yazık! Kim bilir o davetkar kızlara saldırırken ne kadar çok sıkıntı ve acı çekiyorlardır! İstemeye istemeye, zoraki taciz yapıyorlardır.
 Neyse ki kanunlarımız veya kanunları- hangi akla hizmet ettiği belli olmadan(!)- yorumlayan kanun uygulayıcılarımız harika! O davetkar çocuk ve ergenlerin gerçek yüzünü hemen görüyor. Sapıklarımız mis gibi giyiniyor mahkeme günü. Sinek kaydı traş. Bunlara ilaveten Çizmeli Kedi'nin o meşhur göz süzen masum bakışı. Gerisi kendiliğinden geliyor zaten. "Pişmanım" demesiyle birlikte vamp ergenlerin kötü niyetli olduğu ve bu adamcağızları taciz etmek zorunda bırakan kirli emelleri ortaya çıkıyor.
 Bence bu kızların tamamını hapse atalım! Erkeklere zulmetmesinler artık!
 Zihniyet niye yanlış?
 "Yorgansız yatarım, oğlansız yatmam." zihniyetiyle hayata bakarsanız hayata yaşanan her taciz tabii ki normal gelir herkese! Kişiye de, kanun koyucuya da, kanunu uygulayana da! Bu nasıl bir mantıktır ki; çocuk yaşta birisine taciz yapılıyor, tacizi o istedi diye hak ettiği cezayı almadan kurtuluyor?
 Çocuk bunlar, çocuk...! Ve ergen.
 Yetişkin yaştaki hiç kimse, 18 yaşının altındaki bir kız çocuğuna o duygularla yaklaşamaz, dokunamaz. Kızı kendi ağına düşürüp, yaptığı tacizi güya o istiyormuş safsatasına indirgeyemez.
 İnsan olmak bunu gerektirir. Büyük olmak, büyük gibi davranmayı gerektirir!
 ...
 Dedim ya yazının başında devreler karıştı diye...Aklıma ne geldi şimdi...
 Parkta, Amerikalılar yerine 14'lük kızlara taciz yapan adamlar güneşlense olur mu?
 İki zihniyet birbiriyle mutlu mesut yaşasın! Biz de devreleri yakmaktan kurtulalım...
 Sevgiler....

Mehtap KAYAOĞLU (Psikolojik Danışman &Psikoterapist)
0212 583 00 22 - 0533 488 06 00

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×