Dolar2,0895Euro2,8135Altın87,906IMKB82.531

Güneydoğu"daki medrese âlimleri açılım sürecinden memnun

Doğu ve Güneydoğu’daki medrese âlimleri, bölgede yıllardır devam eden sorunların bitmesi için başlatılan demokratik açılım sürecinden memnun. Bölgedeki medreselerinde binlerce talebeye eğitim veren âlimlerin bir araya gelerek kurduğu İlim Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı'nın (İLEKDAV) ‘Şark Medreseleri ve Alimleri Toplantısı’nın beşincisi gerçekleştirildi. Toplantıya katılan yüzlerce medrese âlimi, açılım sürecinden memnun olduklarını dile getirdi. Alimler, birlikte hareket etme kararı alırken,

09 Ekim 2013 Çarşamba 14:34
Güneydoğu"daki medrese âlimleri açılım sürecinden memnun
Bu Haberi Paylaş
Doğu ve Güneydoğu’daki medrese âlimleri, bölgede yıllardır devam eden sorunların bitmesi için başlatılan demokratik açılım sürecinden memnun. Bölgedeki medreselerinde binlerce talebeye eğitim veren âlimlerin bir araya gelerek kurduğu İlim Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı'nın (İLEKDAV) ‘Şark Medreseleri ve Alimleri Toplantısı’nın beşincisi gerçekleştirildi. Toplantıya katılan yüzlerce medrese âlimi, açılım sürecinden memnun olduklarını dile getirdi. Alimler, birlikte hareket etme kararı alırken, medreselerde geçmişte olduğu gibi yine büyük alimlerin yetişmesi için çaba gösterilmesi konusunda anlaştı. Vakıf başkanı Muhammed Tayyip Elçi ise yaptığı değerlendirmede, medreselere yönelik sıkıntıların geride kaldığını belirtti. Elçi, toplantıya katılan alimlerin son dönemlerde bölgede oluşan barış havasından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini aktardı. Elçi, demokratikleşme paketiyle başörtü yasağının kaldırılmasının da önemli bir adım olduğunu belirterek, “Gecikmeli de olsa bir yanlış ve zulüm kalktı. Hem insani hem İslami kriterlere aykırı bir dayatmaydı. Böyle bir zulmün sona ermesi sevindirici ve bir hakkına iadesidir.” dedi.

Peygamber aşığı Hz. Veysel Karani Hazretleri'nin türbesinin bulunduğu Siirt`in Baykan ilçesinin Ziyaret beldesinde bulunan Seyda Molla Muhyeddin Havili Kur`an Kursu’nda yapılan toplantıya çok sayıda alim katıldı. Toplantıya Seyda Molla Abdurahman-i Havili, Oxin’den Şeyh Fetullah Ayte ve Şeyh Mesut Türel, Zokeyd’den Şeyh Numan Sevgili, Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Çiçek, Siirt Müftüsü Faruk Arvas, Midyat Müftüsü Muhammed Çiçek, Lübnan’dan Şeyh Cemal, Suriye`den Şeyh Muhammed Said, Seyda Molla Mehmet Emin Yıldırım, Şeyh Hikmetullah Geylani, Şeyh Cemalettin Geylani, Seyda Molla Abdurrahman İnal, Seyda Molla Abdulhalim, Seyda Molla Abdülkerim Tanrıkulu, Molla Süleyman Çiçek, Molla Nizameddin Yakışık, Molla Muhammed Tayyip Elçi, Molla Mehmet Tahir Baran, Molla Vezir Aslan, Molla Musa Kılıç, Molla Kutbettin Akdemir, Molla Mesut Eser, Molla Mehdi Peker, Molla Zeki Kazancıçok, Seyda Molla Reşit, Seyda Mela Arif Karakaya’nın yanı sıra yaklaşık 200 medrese müderrisi katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını İLEKDAV Genel Sekreteri Nizamettin Yakışık yaptı. Seyda Molla Abdurrahman Havili, bu gibi toplantıların yapılması ve alimlerin bir araya gelmesinin çok önemli ve heyecan verici olduğunu belirterek, “Bugün ilim ehlinin eline büyük bir fırsat geçmiştir. Her tarafta medreseler yapılıyor, talebeler yetiştiriliyor. Malumunuzdur ki, ilmin ve âlimin değeri Allah katında çok büyüktür. ‘Allah bilmediğiniz şeyleri âlimlerden sorun. Allah`tan en çok korkanlar âlimlerdir.’ buyurmaktadır. Şunu sizden rica ediyoruz ki, bu medreselerde ihlâslı bir şekilde ilmiyle amel eden âlimler yetiştirelim.” diye konuştu.

Prof. Dr. Halil Çiçek ise bölgede bu kadar medreseler ve alimlerin olmasına rağmen insanlarımızın İslam’dan habersiz yaşamaları kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Çiçek, “Doğu ve Güneydoğu bölgesi diğer bölgelerden farklıdır. Çünkü yüzyıllardır bu coğrafyamızda âlimler yetişiyor. Bu kadar âlimlerin, mollaların, talebe ve medreselerin olduğu bu bölgede de ne yazık ki batıda olduğu gibi gençlerin birçoğu dinin ne olduğunu bilmiyor. Eskiden bu halk kültürünü Kur’an ve sünnetten alırken maalesef günümüzde batının mülhit düşüncesine dayalı olarak işleyen medya ve internetten alıyor.” ifadelerini kullandı. Oxin müderrislerinden Şeyh Fethullah Ayte ise amaçlarının Muhammedî ahlakı medreselerinde inşa etmek olduğunu belirterek, “Nitekim İslamî ahlaka sahip olmayan talebe daha sonra yarar yerine zarar getirir.” dedi.

İLEKDAV Başkanı Muhammed Tayyip Elçi de medreselerin ümmete hem dini hem kültürel manada büyük hizmetler sunduğunu, özellikle şark bölgesindeki medreseler sayesinde halkın her türlü ifsat çabalarına rağmen, Ehl-i Sünnet’in sahih akidesine bağlı ve çevresindeki diğer halklardan daha ziyade dinine sadık kaldığını söyledi. Elçi, “Medreselerin kapatılmasından sonra onlara alternatif olarak kurulan İslam Enstitüleri, İmam-Hatip okulları veya İlahiyat fakülteleri hiçbir zaman medreselerin boşluğunu dolduramamış ve İslam Alimi yetiştirmekten fersah fersah uzak kalmışlardır. Bundan dolayıdır ki halkımız medreselerine sahip çıkmış, en zor şartlarda dahi onları sahiplenmiş, dişinden-tırnağından kısarak onları ayakta tutmayı başarmıştır. Keza fedakâr seydalarımız her türlü mezalime rağmen, her türlü tehlikeyi ve cefayı göze alarak peygamber mirasını günümüze intikal ettirmişlerdir.” diye konuştu.

Bir dönem medreselerin epeyce hırpalandığını, ulum-ı aliyyeden birçoğunu, tedrisat imkânını bulamadığından, bırakmak zorunda kaldığını ve sadece alet ilimlerini günümüze kadar taşıyabildiğini belirten Elçi şöyle devam etti: “Günümüz medreseleri Seyda Molla Halil’i, Şeyh Fethullah-ı Werksanis’i, Hazreti Şeyh Diyaüddin’i, Seyda Şeyh Aladdin-i Oxin’i, Seyda Molla Muhyeddin-i Hawil’i, Üstad Bediüzzaman’ı vb. nice büyük âlimi gibi dahî zevatı neden yetiştiremiyor? Bunu sorgulamamız gerek. Resmi kurumlarda İslam alimi yetiştirmek mümkün değil bunu kabul ediyoruz. Peki, medreselerimiz de bunu yapmazsa ne olacak bu ümmetin hali. Biz buna seyirci mi kalacağız ? Onun için bir araya gelip birlik olmamız lazım. Birlikte hareket etmemiz lazım. Şura ile kararlar alıp tatbik etmemiz lazım. Medreselerin müfredat ve programlarını yeniden ele alıp geliştirmemiz ve güncelleştirmemiz lazım. Aralarındaki tüm ihtilaflarına rağmen ‘el-küfru milletün vahide’ oluyorsa, aramızdaki bunca güçlü bağlara rağmen biz hala bir olmazsak, sen-ben hesabını yaparsak, meşreb-cemaat farklılıklarına kafayı takarsak hiçbir yere varamayacağımızı söylemeye bile gerek.”

Kaynak:   CİHAN

Benzer Haberler